Kısaca: NRG-GY020 çalışmasında, evre I–II yüksek-orta riskli dMMR endometriyum kanserinde ameliyat sonrası radyoterapiye pembrolizumab eklenmesi, nükssüz sağkalımı anlamlı ölçüde iyileştirmedi. Araştırmacılar bu grupta tek başına radyoterapinin standart olarak kalması gerektiğini bildirdi.
Haber türü: Kongre sunumu · Çalışma türü: Randomize faz 3 · Kanser türü: Evre I–II yüksek-orta riskli dMMR endometriyum kanseri · Katılımcı: 168 hasta
Endometriyum (rahim iç zarı) kanseri, gelişmiş ülkelerde en sık görülen jinekolojik kanserdir. Obezite, diyabet ve uzun süreli östrojen maruziyeti önemli risk faktörleridir. Hastalık genellikle menopoz sonrası kanama ile erken fark edildiği için hastaların çoğu evre I–II’de tanı alır. Bu hastalarda iyileşme oranları yüksektir.
Erken evre hastalığın standart tedavisi rahim ve yumurtalıkların ameliyatla alınmasıdır. Tümörün derecesi, rahim duvarına ilerleme derinliği, lenf-damar invazyonu ve hasta yaşı gibi özelliklere göre bazı hastalar “yüksek-orta riskli” olarak sınıflandırılır. Bu hastalara tekrarlama riskini azaltmak için genellikle ameliyat sonrası vajinal brakiterapi ya da pelvik radyoterapi önerilir.
Endometriyum kanserlerinin yaklaşık %25–30’u dMMR/MSI-H özelliği taşır. Bu tümörler PD-1 inhibitörlerine çok iyi yanıt verir. İleri evre ve tekrarlayan dMMR endometriyum kanserinde pembrolizumab, dostarlimab ve durvalumab gibi ilaçların kemoterapiye eklenmesi sağkalımı belirgin şekilde uzatmış ve standart tedavi haline gelmiştir.
ESGO/ESTRO/ESP ve NCCN kılavuzları, endometriyum kanserinde moleküler sınıflamanın (POLE, dMMR, p53, NSMP) risk belirlemede kullanılmasını önermektedir. Erken evre dMMR hastalarda immünoterapinin yeri ise bilinmiyordu. NRG-GY020 çalışması, immünoterapinin bu grupta da tekrarlamayı azaltıp azaltmadığını araştırmak için yapıldı.
Çalışmanın sorusu, ameliyat edilmiş evre I–II yüksek-orta riskli dMMR endometriyum kanserinde radyoterapiye pembrolizumab eklenmesinin nükssüz sağkalımı uzatıp uzatmayacağıydı.
Randomize faz 3 çalışmaya 168 hasta katıldı. Hastalar 2:1 oranında radyoterapi + pembrolizumab ya da yalnızca radyoterapi grubuna ayrıldı. Birincil ölçüt nükssüz sağkalımdı.
Pembrolizumabın erken bırakılma oranının yüksek olması, iyi prognozlu erken evre hastalarda bağışıklık kaynaklı yan etkilerin ve tedavi yükünün önemli olduğunu düşündürüyor. Yan etkiler, pembrolizumabın bilinen profiliyle uyumluydu.
Sonuç olarak, NRG-GY020 erken evre yüksek-orta riskli dMMR endometriyum kanserinde ameliyat sonrası radyoterapiye pembrolizumab eklenmesinin anlamlı bir fayda sağlamadığını gösterdi. Bu grupta standart tedavi tek başına radyoterapi olmaya devam ediyor. Olumsuz sonuç, iyi prognozlu hastaları gereksiz immünoterapi yan etkilerinden koruması açısından da değerli. İmmünoterapinin dMMR endometriyum kanserindeki yeri ileri evre ve tekrarlayan hastalıkta korunuyor.
Kısaltmalar: dMMR: DNA yanlış eşleşme onarım eksikliği; MSI-H: yüksek mikrosatellit instabilitesi; RFS: nükssüz sağkalım; HR: risk oranı; GA: güven aralığı; PD-1: programlanmış hücre ölümü proteini 1; NRG: NRG Oncology çalışma grubu; ESGO/ESTRO/ESP: Avrupa Jinekolojik Onkoloji, Radyoterapi ve Patoloji dernekleri; NCCN: ABD Ulusal Kapsamlı Kanser Ağı. Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tavsiye yerine geçmez; tedavi kararları için hekiminize danışın.
Kaynak:
ONCLIVE STAFF. Pembrolizumab Plus Radiation Fails to Improve Recurrence-Free Survival in Early-Stage High-Intermediate–Risk dMMR Endometrial Cancer. OncLive [online]. 24 October 2026 [cited 2026-10-25].