Yanıt oranı %63, ameliyat edilen hastaların %80’inde tümör tamamen çıkarıldı.
Kısaca: Yanıt oranı %63, ameliyat edilen hastaların %80’inde tümör tamamen çıkarıldı.
Dergi: Lancet Oncology (7 Ekim 2026) · Çalışma türü: Tek kollu faz 2 · Kanser türü: Over kanseri · Katılımcı: 67 hasta
Over (yumurtalık) kanseri, jinekolojik kanserler arasında en ölümcül olanıdır. Erken evrede çok az belirti verdiği ya da karın şişkinliği, hazımsızlık gibi belirsiz yakınmalara yol açtığı için hastaların yaklaşık %70’ine ileri evrede tanı konur. En sık görülen alt tipi yüksek dereceli seröz karsinomdur. BRCA1 ve BRCA2 gen mutasyonu taşıyan kadınlarda risk belirgin şekilde artar. Bu nedenle over kanseri tanısı alan her kadına genetik test önerilmektedir.
İleri evre over kanserinde en önemli hedeflerden biri, ameliyatta görünür tümör bırakmamaktır (R0 rezeksiyon). Tümörün yaygınlığı nedeniyle başlangıçta ameliyat edilemeyen hastalarda önce birkaç kür kemoterapi verilir (neoadjuvan kemoterapi), ardından ameliyat yapılır. Bu kemoterapi kan değerlerinde düşüş, saç dökülmesi ve sinir hasarı gibi yan etkilere yol açar.
Homolog rekombinasyon eksikliği (HRD), tümör hücrelerinin DNA hasarını onarma yeteneğinin bozulduğu bir durumdur ve yüksek dereceli seröz over kanserlerinin yaklaşık yarısında görülür. HRD pozitif tümörler, PARP enzimini baskılayan niraparib gibi ilaçlara özellikle duyarlıdır. Niraparib bu hastalarda idame tedavisi olarak zaten kullanılmaktadır. NANT çalışması, ilacın ameliyat öncesi kemoterapinin yerini alıp alamayacağını araştırdı.
NCCN ve ESMO-ESGO kılavuzları, başlangıçta ameliyat edilemeyen ileri over kanserinde ameliyat öncesi karboplatin + paklitaksel kemoterapisini (neoadjuvan kemoterapi) ve ardından ara cerrahiyi önerir. PARP inhibitörleri kılavuzlarda yalnızca kemoterapi sonrası idame tedavisi olarak yer alır. NANT çalışması, HRD pozitif hastalarda PARP inhibitörünün kemoterapinin yerini alıp alamayacağını araştıran ilk çalışmalardan biri.
Başlangıçta ameliyata uygun olmayan, homolog rekombinasyon eksikliği (HRD) pozitif yüksek dereceli seröz over kanserinde, ameliyat öncesi kemoterapi yerine niraparib kullanılabilir mi?
Çin’de yürütülen çok merkezli, tek kollu faz 2 çalışma. 67 hasta tedavi edildi. Medyan takip 37,7 ay.
En sık görülen 3-4. derece yan etki trombositopeniydi (%48). Ciddi yan etki %28 oranında görüldü. Tedaviye bağlı ölüm olmadı.
Sonuç olarak, kemoterapisiz bir ameliyat öncesi yaklaşım için umut verici bir sinyal. Araştırmacılar bu yaklaşımın hâlâ deneysel olduğunu ve standart kemoterapiyle randomize karşılaştırma gerektiğini vurguluyor.
Kısaltmalar: HR = risk oranı (hazard ratio; 1’in altı, deney grubunda riskin daha düşük olduğunu gösterir), PFS = progresyonsuz sağkalım, GA = güven aralığı. Bu yazı, yayımlanmış bir bilimsel makalenin bilgilendirme amaçlı Türkçe özetidir; tıbbi tavsiye yerine geçmez. Tedavi kararları için mutlaka hekiminize danışın.
Kaynak: LIU, D., PENG, Z., ZHANG, W. et al. Neoadjuvant niraparib monotherapy for unresectable, homologous recombination deficiency-positive, high-grade serous ovarian cancer (NANT): a multicentre, single-arm, phase 2 trial. The Lancet Oncology [online]. 2026. Ahead of print.