PD-L1 ve TGF-β’yı birlikte hedefleyen ilaç, kemoterapiye eklendiğinde ölüm riskini azalttı.
Kısaca: PD-L1 ve TGF-β’yı birlikte hedefleyen ilaç, kemoterapiye eklendiğinde ölüm riskini azalttı.
Dergi: JCO (24 Eylül 2026) · Çalışma türü: Faz 3 · Kanser türü: Mide kanseri · Katılımcı: 731 hasta
Mide kanseri dünyada en sık görülen beşinci kanserdir ve kansere bağlı ölümlerde de ilk sıralarda yer alır. Doğu Asya’da (Japonya, Kore, Çin) çok daha sık görülür. Türkiye’de de sık görülen kanserler arasındadır. Helicobacter pylori enfeksiyonu, tuzlu ve tütsülenmiş gıdalarla beslenme, sigara ve ailesel yatkınlık başlıca risk faktörleridir. Belirtileri (hazımsızlık, iştahsızlık, kilo kaybı, kansızlık) belirsiz olduğu için hastaların çoğuna ileri evrede tanı konur.
İleri evre mide kanserinde uzun yıllar boyunca standart tedavi, fluoropirimidin ve platinden oluşan kemoterapiydi ve medyan sağkalım bir yılın altındaydı. Son yıllarda HER2 negatif hastalarda kemoterapiye nivolumab, pembrolizumab ya da tislelizumab gibi immünoterapi ilaçlarının eklenmesi sağkalımı uzattı. Yarar özellikle PD-L1 düzeyi yüksek tümörlerde belirgindir.
Retlirafusp alfa, iki farklı hedefi tek molekülde birleştiren bir füzyon proteinidir. Bir ucu bağışıklık sisteminin freni olan PD-L1’i bloke eder. Diğer ucu ise tümörün bağışıklık sisteminden kaçmasına ve dokunun sertleşmesine katkıda bulunan TGF-β sinyalini “yakalayarak” etkisizleştirir. Amaç, tek başına PD-1/PD-L1 blokajından daha güçlü bir bağışıklık yanıtı oluşturmaktır.
NCCN ve ESMO kılavuzları, HER2 negatif ileri mide kanserinin ilk basamağında fluoropirimidin + platin kemoterapisine nivolumab, pembrolizumab ya da tislelizumab eklenmesini, özellikle PD-L1 pozitif tümörlerde önerir. Claudin 18.2 pozitif tümörlerde zolbetuksimab da bir seçenektir. RELIGHT protokolü, PD-1 inhibitörü + kemoterapi Çin’de standart hale gelmeden önce tasarlandığı için yalnızca kemoterapiyle karşılaştırma yapıldı.
Daha önce tedavi görmemiş, ameliyat edilemeyen ya da yayılmış HER2 negatif mide ve mide-yemek borusu birleşim yeri kanserinde, retlirafusp alfanın CAPOX kemoterapisine eklenmesi sağkalımı uzatır mı?
Çin’de yürütülen randomize, çift kör faz 3 çalışma. Hastalar retlirafusp alfa + CAPOX (kapesitabin + oksaliplatin) ya da plasebo + CAPOX grubuna ayrıldı. Birincil sonlanım noktası, PD-L1 CPS ≥5 olan hastalarda ve tüm hastalarda genel sağkalımdı.
3. derece ve üzeri tedaviye bağlı yan etki oranları benzerdi (%62,6’ya karşı %59,0).
Sonuç olarak, retlirafusp alfa + CAPOX, HER2 negatif ileri mide kanserinde kemoterapiye göre sağkalımı uzattı. Ancak karşılaştırma grubu, günümüzün standardı olan immünoterapi + kemoterapi değil, yalnızca kemoterapiydi.
Kısaltmalar: HR = risk oranı (hazard ratio; 1’in altı, deney grubunda riskin daha düşük olduğunu gösterir), PFS = progresyonsuz sağkalım, GA = güven aralığı. Bu yazı, yayımlanmış bir bilimsel makalenin bilgilendirme amaçlı Türkçe özetidir; tıbbi tavsiye yerine geçmez. Tedavi kararları için mutlaka hekiminize danışın.
Kaynak: PENG, Z., WANG, J., ZHANG, Y. et al. First-Line Retlirafusp Alfa Plus Chemotherapy for Human Epidermal Growth Factor Receptor 2–Negative Gastric or Gastroesophageal Junction Adenocarcinoma: A Randomized, Double-Blind, Phase III Study (RELIGHT). Journal of Clinical Oncology [online]. 2026. Ahead of print.