Daha önce immünoterapi almamış hastalarda medyan sağkalım 39,3 aya ulaştı.
Kısaca: Daha önce immünoterapi almamış hastalarda medyan sağkalım 39,3 aya ulaştı.
Dergi: JAMA Oncology (17 Eylül 2026) · Çalışma türü: Faz 2 · Kanser türü: Baş-boyun kanseri · Katılımcı: 88 hasta
Baş-boyun kanserleri ağız boşluğu, yutak, gırtlak, burun ve tükürük bezlerinden kaynaklanan kanserleri kapsar. Bunların yaklaşık %90’ı skuamöz hücreli karsinomdur. Sigara ve alkol en önemli risk faktörleridir ve birlikte kullanıldıklarında risk katlanarak artar. Son yıllarda özellikle bademcik ve dil kökü kanserlerinde HPV enfeksiyonuyla ilişkili vakaların arttığı görülüyor. Geçmeyen ağız yarası, ses kısıklığı, yutma güçlüğü ve boyunda şişlik önemli uyarı belirtileridir.
Ağız boşluğunun arka kısmı, bademcikler ve dil kökünde (orofarenks) görülen baş-boyun kanserlerinin giderek artan bir bölümü, insan papilloma virüsünün (HPV), özellikle HPV16 tipinin neden olduğu kanserlerdir. Bu tümörler sigara ile ilişkili olanlara göre genellikle daha iyi seyreder. Ancak hastalık tekrarladığında ya da yayıldığında tedavi seçenekleri sınırlıdır.
HPV ile ilişkili kanser hücreleri, virüse ait E6 ve E7 proteinlerini taşır. Bu proteinler sağlıklı hücrelerde bulunmadığı için bağışıklık sistemi için ideal hedeflerdir. PDS0101, bağışıklık sistemini bu viral proteinlere karşı eğitmek üzere tasarlanmış bir terapötik aşıdır. Amaç, pembrolizumabın serbest bıraktığı bağışıklık yanıtını doğrudan kanser hücrelerine yönlendirmektir.
NCCN ve ESMO kılavuzları, tekrarlayan ya da yayılmış baş-boyun skuamöz hücreli kanserinin ilk basamağında, PD-L1 CPS ≥1 olan hastalarda tek başına pembrolizumabı ya da pembrolizumab + kemoterapiyi (KEYNOTE-048) önerir. Tek başına pembrolizumabla yanıt oranları yaklaşık %20 civarındadır. Terapötik kanser aşıları henüz kılavuzlarda yer almıyor.
HPV16 pozitif tekrarlayan ya da yayılmış baş-boyun skuamöz hücreli kanserinde, HPV16’yı hedefleyen terapötik aşı PDS0101’in pembrolizumabla birlikte kullanımı etkili ve güvenli mi?
ABD, İngiltere ve İrlanda’da 26 merkezde yürütülen açık etiketli, tek kollu faz 2 çalışma. Daha önce immünoterapi almamış (PD-L1 CPS ≥1) ve immünoterapiye dirençli hastalar ayrı gruplarda değerlendirildi. Hastalara pembrolizumab ile birlikte deri altına 5 doz PDS0101 verildi. Birincil sonlanım noktası, bağımsız kör değerlendirmeyle yanıt oranıydı.
Tedavi iyi tolere edildi. Hastaların %13,8’inde 3. derece ve üzeri tedaviye bağlı yan etki görüldü.
Sonuç olarak, PDS0101 + pembrolizumab, daha önce immünoterapi almamış HPV16 pozitif baş-boyun kanseri hastalarında antitümör etki ve dikkat çekici sağkalım sonuçları gösterdi. İmmünoterapiye dirençli hastalarda ise etkisi görülmedi.
Kısaltmalar: HR = risk oranı (hazard ratio; 1’in altı, deney grubunda riskin daha düşük olduğunu gösterir), PFS = progresyonsuz sağkalım, GA = güven aralığı. Bu yazı, yayımlanmış bir bilimsel makalenin bilgilendirme amaçlı Türkçe özetidir; tıbbi tavsiye yerine geçmez. Tedavi kararları için mutlaka hekiminize danışın.
Kaynak: WEISS, J., KACZMAR, J., CHINTAKUNTLAWAR, A. et al. PDS0101 With Pembrolizumab in HPV16-Positive Recurrent/Metastatic Head and Neck Squamous Cell Carcinoma. JAMA Oncology [online]. 2026. Ahead of print.