enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
18°C
İstanbul
18°C
Hafif Yağmurlu
Cuma Çok Bulutlu
15°C
Cumartesi Çok Bulutlu
16°C
Pazar Az Bulutlu
19°C
Pazartesi Çok Bulutlu
19°C

39 bin hastalık çalışma: Kanser tanısı sonrası kalıtsal genetik test yaşa bakılmaksızın herkese yapılmalı

39 bin hastalık çalışma: Kanser tanısı sonrası kalıtsal genetik test yaşa bakılmaksızın herkese yapılmalı
27.10.2026
2
A+
A-

Kısaca: Memorial Sloan Kettering’de 39.184 kanser hastasında yapılan çalışmada, her altı hastadan birinde kansere yatkınlık yaratan kalıtsal bir gen değişikliği bulundu. Test yalnızca 50 yaş altındakilere yapılsaydı taşıyıcıların %72’si gözden kaçacaktı.

Haber türü: Araştırma makalesi · Dergi: Cancer Discovery · Çalışma türü: Prospektif genetik tarama (gözlemsel) · Kanser türü: Tüm solid tümörler · Katılımcı: 39.184 hasta

Arka plan

Kanserlerin büyük çoğunluğu, yaşam boyunca hücrelerde biriken ve kalıtsal olmayan (somatik) değişikliklerle gelişir. Ancak kanser hastalarının bir kısmında, doğuştan tüm hücrelerde bulunan ve anne ya da babadan geçen bir gen değişikliği (germline varyant) kanser riskini belirgin şekilde artırır. BRCA1/2 genlerinin meme, yumurtalık, prostat ve pankreas kanseriyle, Lynch sendromunun ise kolorektal ve endometriyum kanseriyle ilişkisi bunun en bilinen örnekleridir.

Kalıtsal bir değişikliğin saptanması hem hasta hem de ailesi için önemli sonuçlar doğurur. Hastada PARP inhibitörleri ya da immünoterapi gibi hedefe yönelik tedaviler, ameliyatın kapsamı ve ikinci kanser taraması bu bilgiye göre planlanabilir. Aile bireyleri ise test edilerek erken tarama, koruyucu ilaç ya da koruyucu ameliyat gibi önlemlerden yararlanabilir. Buna kaskad test denir.

Geleneksel olarak genetik test; genç yaşta tanı, güçlü aile öyküsü ya da belirli kanser türleri gibi ölçütlere göre seçilmiş hastalara önerilmektedir. Ancak çeşitli çalışmalar, bu ölçütlerin kalıtsal değişiklik taşıyan hastaların önemli bir kısmını gözden kaçırdığını göstermiştir. Özellikle ileri yaşta tanı alan hastalarda kalıtsal yatkınlığın düşük olduğu varsayılmaktadır.

NCCN ve ASCO, yumurtalık, pankreas ve metastatik prostat kanseri gibi bazı kanser türlerinde tüm hastalara genetik test önermektedir. Diğer kanserlerde ise öneriler hâlâ seçici ölçütlere dayanıyor. Bu çalışma, yaşa dayalı ölçütlerin ne kadar taşıyıcıyı kaçırdığını büyük bir hasta grubunda incelemek için yapıldı.

Çalışma Özeti

Çalışmanın sorusu, kanser tanısı alan hastalarda kalıtsal yatkınlık genlerindeki değişikliklerin tanı yaşına göre ne sıklıkta görüldüğü ve yaşa dayalı test ölçütlerinin kaç taşıyıcıyı gözden kaçıracağıydı.

Memorial Sloan Kettering’de solid tümör nedeniyle tümör dizilemesi yapılan 39.184 hastanın normal kan örneğinde, kansere yatkınlıkla ilişkili 94 gen incelendi. Hastalar tanı yaşına göre erken başlangıçlı, ortalama yaşta ve geç başlangıçlı olarak gruplandırıldı. Çalışmanın yazarları arasında Zsofia Stadler ve Luis Diaz bulunuyor.

  • Hastaların %16,3’ünde hastalık yapıcı (patojenik ya da olası patojenik) bir kalıtsal değişiklik saptandı.
  • Erken başlangıçlı grupta oran %18,4, ortalama yaşta tanı alanlarda %15,6, geç başlangıçlı grupta %12,3 oldu.
  • Test yalnızca 50 yaş altında tanı alanlara yapılsaydı 4.601 taşıyıcı, yani saptanan değişikliklerin yaklaşık %72’si gözden kaçacaktı.

Çalışmanın yorumlanmasında bazı sınırlılıklar göz önünde bulundurulmalıdır. Hastalar tek bir büyük kanser merkezinden ve ağırlıklı olarak ileri evre hastalardan oluşuyordu. Saptanan değişikliklerin bir kısmı düşük-orta riskli genlerdeydi ve her birinin tedavi ya da aile taraması açısından önemi aynı değildir.

Sonuç olarak, bu geniş çalışma kanser tanısı alan hastalarda kalıtsal yatkınlığın yaşla sınırlı olmadığını ve ileri yaşta tanı alanlarda da azımsanmayacak oranda bulunduğunu gösteriyor. Yazarlar, tüm kanser hastalarına yaş ve aile öyküsünden bağımsız olarak germline genetik test önerilmesi gerektiğini savunuyor. Bu yaklaşımın yaygınlaşması için genetik danışmanlık kapasitesi, test maliyeti ve geri ödeme konularının da ele alınması gerekecek.


Kısaltmalar: MSK: Memorial Sloan Kettering Kanser Merkezi; BRCA1/2: meme kanseri yatkınlık genleri 1 ve 2; PARP: poli (ADP-riboz) polimeraz; NCCN: ABD Ulusal Kapsamlı Kanser Ağı; ASCO: Amerikan Klinik Onkoloji Derneği. Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tavsiye yerine geçmez; tedavi kararları için hekiminize danışın.

Kaynak:

STADLER, Z.K., MAIO, A., KHURRAM, A. et al. Universal Germline Genetic Testing after a Diagnosis of Cancer. Cancer Discovery [online]. 2026, pp. OF1–OF9.

THE ASCO POST. Study Supports Universal Germline Genetic Testing Regardless of Age at Cancer Diagnosis. The ASCO Post [online]. October 2026 [cited 2026-10-25].

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.