enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
18°C
İstanbul
18°C
Açık
Cumartesi Az Bulutlu
18°C
Pazar Az Bulutlu
16°C
Pazartesi Az Bulutlu
14°C
Salı Az Bulutlu
16°C

Meme kanseri ve De-Ritis Oranı

Meme kanseri ve De-Ritis Oranı
30.09.2022
24
A+
A-

AST ve ALT’ın serum aktivitelerinin oranı ilk olarak Fernando De Ritis tarafından 1957 yılında tanımlanmıştır ve bu tarihten beri ast ve alt aktivitelerinin arasındaki oran(AST/ALT) De Ritis oranı olarak bilinmektedir.

AST ve ALT genel olarak karaciğer testlerinin sorgulanması amacıyla kullanılmaktadır. Bu enzimler normal olarak, programlanmış hücre ölümüne (apopitoz) bağlı normal hepatosit turnover’ı ile plazmadan gelen enzimlerin temizlenmesi arasındaki dengeyi temsil etmekte olup,  sağlıklı bireylerde oranı sabit bulunmaktadır.

Her iki enzim de hasarlı hücrelerden hücre membranındaki permabilite artışına veya hücre nekrozuna balı olarak salınım gösterir ve bu olaylar seruma ALT veya AST kaçışına neden olarak serumdaki yüksek değerlere yol açmaktadır. ALT ve AST’nin herhangi bir zamandaki serum aktiviteleri dolaşıma girme ve ayrılmalarının nisbi oranını yansıtmaktadır. Bu transaminaz reaksiyonları karaciğer ve kasta özellikle önemli olmakla birlikte, yüksek metabolizma aktivitesi olan tüm hücrelerde önemlidir ve Tablo 8 de transaminazlar ile ilişkilinin göreceli aktivitelerini göstermektedir.

Kana salgılanan aminotransferazlar; plazmada olduğu gibi interstisyel sıvı içinde de dağılırlar ve buradan diğer serum proteinleri gibi azar azar temizlenirler ve AST, ALT den daha hızlı temizlenmektedir. Muhtemelen de Retiküloendotelyal Sistem (RES) deki hücreler tarafından katabolize edilmektedir. Hepatik sinüsoidal hücreler AST klirensi için major yapılardır. Aminotransferazlar idrarda bulunmaz ve safrada da çok küçük miktarlarda bulunurlar. Bu nedenle de ALT ve AST’nin klirensinde biliyer ve üriner atılımın rolü yok gibi gözükmektedir.142

AST nin 2 izoenzim formu bulunmaktadır . Bunlar Sitoplazmik ast (cAST) ve minokontrial AST (mAST) dir.  cASTve  mAST izoenzimler olup  immünolojik olarak da farkılardır. mAST, insan karaciğerindeki toplam AST aktivitesinin yaklaşık% 80’ine sahip daha yaygın olan izoenzimdir. Ancak günlük pratiğimizde sık kullanılmamaktadır.

Alanin aminotransferaz (ALT) ve Aspartat aminotransferaz (AST) çeşitli klinik alanlarda çok yaygın kullanılan karaciğer enzimleridir. AST ve ALT karaciğerden kana salınmakla beraber, hemmaling olan hem de malign olmayan hücrelerden de salgılanmaktadır ve bundan çıkarımla yapılan çalışmalarda stageden bağımsız olarak bazı kanser türlerinde (üst üriner sistem ürotelyal karsinomu, gis, akciğer, pankreas, meme, endometrium ve böbrek kanserlerinde ) prognotik değer sağladığı kanıtlanmıştır.

Bezan ve arkadaşları tarafından yapılan çalışmada yükselmiş AST/ALT oranının,  lokalize Renal Cell karsinomum ( RCC) cerrahisi sonrasında ve genel sağ kalım (GSK) için önemli bir belirteç olduğunu ortaya koymuştur. Nedeni olarak ortaya konulan düşünce ise kanser hücrelerinde artan anaerobik glikoliz olmasıdır yada bilinen adı ile “Warburg Etkisi” dir.

Meme kanseri de artmış glukoz metabolizması ile ilişkili olduğu için bizim hipotezimize göre AST/ALT oranı meme kanseri prognostik role sahiptir.30 Şu ana kadarki bilgilerimiz ile De-Ritis oranının meme kanserinde prognostik bir değer olup olmadığı bilinmemektedir. Bu yüzden bu metastatik olmayan meme kanserli hastalarda De-Ritis oranın prognostik değer olup olmadığı bilinmemektedir.