Kısaca: DNA onarım eksikliği olan (dMMR) ileri veya nüks endometriyum kanserinde birinci basamakta tek başına pembrolizumab, karboplatin + paklitaksel kemoterapisine göre progresyonsuz sağkalımı belirgin uzattı ve derece 3 ve üzeri yan etkileri azalttı.
Dergi: The Lancet (26 Ekim 2026, çevrimiçi) · Çalışma türü: Randomize, açık etiketli, aktif karşılaştırmalı faz 3 (ara analiz) · Kanser türü: Ameliyat edilemeyen, evre III–IV ya da nüks dMMR endometriyum kanseri · Katılımcı: 299 hasta
Endometriyum (rahim iç zarı) kanseri, gelişmiş ülkelerde en sık görülen jinekolojik kanserdir. Menopoz sonrası kanama en sık ilk belirtidir. Çoğu hasta erken evrede tanı alır, ancak ileri evre ve nüks eden hastalıkta tedavi seçenekleri sınırlıdır.
Endometriyum kanserlerinin yaklaşık dörtte biri ile üçte birinde DNA onarım sistemi çalışmaz (dMMR). Bu tümörler çok sayıda mutasyon taşıdığı için bağışıklık sistemine karşı görünür olur ve immünoterapiye iyi yanıt verir. Bu nedenle ileri evre dMMR hastalarda PD-1 inhibitörleri, kemoterapiyle birlikte standart tedavinin parçası olmuştur.
Pembrolizumab, bağışıklık sisteminin PD-1 frenini kaldıran bir antikordur. Kemoterapiye gerek kalmadan, tek başına kullanımın dMMR hastalarda yeterli olup olmadığı önemli bir soruydu; çünkü kemoterapi saç dökülmesi, sinir hasarı, kansızlık gibi belirgin yan etkilere yol açar.
Güncel kılavuzlar ileri endometriyum kanserinde MMR durumunun belirlenmesini ve dMMR hastalarda immünoterapiyi önerir. KEYNOTE-C93, bu hastalarda kemoterapisiz bir birinci basamak seçeneğini sınayan faz 3 çalışmadır.
Çalışmanın sorusu, ileri veya nüks dMMR endometriyum kanserinde birinci basamak tek başına pembrolizumabın, karboplatin + paklitaksele göre progresyonsuz ve genel sağkalımı iyileştirip iyileştirmediğiydi.
24 ülkedeki 122 merkezde yürütülen çalışmada, 18 yaş ve üzeri, ameliyat edilemeyen evre III–IV, kalıcı, ileri veya nüks dMMR endometriyum kanserli hastalar 1’e 1 oranında randomize edildi: 149 hasta pembrolizumab (her 6 haftada 400 mg, en fazla 18 kür), 150 hasta karboplatin + paklitaksel (3 haftada bir, altı kür) aldı. Birincil sonlanım noktaları, bağımsız kör merkezi değerlendirmeyle progresyonsuz sağkalım (RECIST 1.1) ve genel sağkalımdı. Planlanmış ara analiz kesim tarihi 24 Nisan 2026’ydı.
Derece 3 ve üzeri tedaviyle ilişkili yan etkiler pembrolizumab kolunda %18, kemoterapi kolunda %51 görüldü. Saç dökülmesi (%2 ve %50), kansızlık (%5 ve %49), bulantı (%5 ve %28), nötrofil sayısında düşme (%3 ve %28) ve periferik nöropati (yok ve %26) kemoterapi kolunda belirgin daha sıktı. Yan etkiye bağlı tedaviyi bırakma %9’a karşı %15 oldu. Pembrolizumab kolunda iki ölüm (karaciğer yetmezliği ve bakteriyel menenjit), kemoterapi kolunda bir ölüm (pulmoner emboli) tedaviyle ilişkili sayıldı.
Sonuç olarak, KEYNOTE-C93 dMMR ileri veya nüks endometriyum kanserinde kemoterapisiz birinci basamak pembrolizumabın progresyonsuz sağkalımı anlamlı biçimde uzattığını ve ağır yan etkileri azalttığını gösterdi. Çalışmada tek başına pembrolizumab, güncel standart olan immünoterapi + kemoterapi ile karşılaştırılmadı; genel sağkalım henüz kesinleşmedi ve bu bir ara analizdir. Çalışmayı Merck Sharp & Dohme desteklemiştir.
Kısaltmalar: dMMR: DNA yanlış eşleşme onarım eksikliği; PFS: progresyonsuz sağkalım; OS: genel sağkalım; HR: risk oranı; GA: güven aralığı; BICR: bağımsız kör merkezi değerlendirme; RECIST: solid tümörlerde yanıt değerlendirme ölçütleri. Bu yazı, yayımlanmış bilimsel bir makalenin bilgilendirme amaçlı Türkçe özetidir; tıbbi tavsiye yerine geçmez. Tedavi kararları için mutlaka hekiminize danışın.
Kaynak: SLOMOVITZ, B., ZHU, J., YIN, R. et al. First-line pembrolizumab versus carboplatin plus paclitaxel in participants with mismatch repair-deficient advanced or recurrent endometrial cancer (KEYNOTE-C93/GOG-3064/ENGOT-en15): interim analysis of a multicentre, open-label, randomised, active-comparator controlled, phase 3 trial. The Lancet [online]. 2026. Ahead of print.