Dış kontrol grubuna göre hastalığın ilerleme ve ölüm riski belirgin şekilde düşük.
Kısaca: Dış kontrol grubuna göre hastalığın ilerleme ve ölüm riski belirgin şekilde düşük.
Dergi: Lancet Oncology (7 Eylül 2026) · Çalışma türü: Faz 2 · Kanser türü: Multipl miyelom · Katılımcı: 107 hasta
Multipl miyelom, kemik iliğindeki antikor üreten plazma hücrelerinden kaynaklanan ve kan kanserlerinin yaklaşık %10’unu oluşturan bir hastalıktır. Genellikle 60 yaş üstünde görülür. Kemik ağrısı ve kırıkları, kansızlık, böbrek yetmezliği ve kanda kalsiyum yüksekliği tipik bulgulardır. Son 20 yılda proteazom inhibitörleri, immünomodülatör ilaçlar, monoklonal antikorlar ve CAR-T gibi hücresel tedaviler sayesinde sağkalım belirgin şekilde uzadı. Ancak hastalık çoğu hastada hâlâ tekrarlayıcı bir seyir izliyor.
Multipl miyelom hastalarının yaklaşık beşte birinde, hastalığın daha agresif seyrettiğini gösteren yüksek riskli genetik değişiklikler bulunur. Örnekler t(4;14), t(14;16), t(14;20), 17p delesyonu ve 1q kazanımıdır. Bu hastalar standart tedavilerden daha az yarar görür ve erken nüks riski taşır. İkiden fazla yüksek riskli değişikliği olanlar “ultra yüksek riskli” kabul edilir.
OPTIMUM çalışmasında hastalara ilk tanıda genetik risk analizi yapıldı ve yüksek riskli hastalara daratumumab, siklofosfamid, bortezomib, lenalidomid ve deksametazondan oluşan beşli yoğun bir rejim verildi. Bu rejim kök hücre nakli sonrasında da uzun süreli pekiştirme tedavisi olarak sürdürüldü. Çalışma randomize olmadığından sonuçlar, İngiltere’nin büyük Myeloma XI çalışmasındaki genetik olarak benzer hastalarla karşılaştırıldı.
IMWG ve NCCN önerileri, yeni tanı konmuş multipl miyelomda genetik risk değerlendirmesi yapılmasını önerir. Ancak yüksek riskli hastalar için ayrı, kanıta dayalı bir tedavi standardı tanımlanmamıştır. Bu hastaların çoğu standart riskli hastalarla aynı tedaviyi alır. OPTIMUM, tedavinin genetik riske göre yoğunlaştırılmasının yarar sağlayıp sağlamadığını araştırmak için tasarlandı.
Yeni tanı konmuş yüksek riskli multipl miyelomda daratumumab, siklofosfamid, bortezomib, lenalidomid ve deksametazon ile yapılan uzun süreli tedavi daha iyi sonuç verir mi?
Çok merkezli faz 2 çalışma. Sonuçlar, Myeloma XI çalışmasından genetik olarak eşleştirilmiş 120 hastalık dış kontrol grubuyla karşılaştırıldı. Medyan takip 71,1 ay.
Güvenlik verileri makalenin tam metninde yer alıyor.
Sonuç olarak, riske göre uyarlanmış yoğun tedavi umut verici. Ancak randomize olmayan, dış kontrollü bir çalışma olduğu için sonuçlar dikkatle yorumlanmalı.
Kısaltmalar: HR = risk oranı (hazard ratio; 1’in altı, deney grubunda riskin daha düşük olduğunu gösterir), PFS = progresyonsuz sağkalım, GA = güven aralığı. Bu yazı, yayımlanmış bir bilimsel makalenin bilgilendirme amaçlı Türkçe özetidir; tıbbi tavsiye yerine geçmez. Tedavi kararları için mutlaka hekiminize danışın.
Kaynak: KAISER, M. F., PHILLIP, R. H., BROWN, S. R. et al. Induction and extended consolidation with daratumumab, cyclophosphamide, bortezomib, lenalidomide, and dexamethasone in patients with high-risk multiple myeloma (OPTIMUM/MUKnine): 5-year follow-up of a multicentre, externally controlled, phase 2 trial. The Lancet Oncology [online]. 2026, vol. 27, no. 10, pp. 1271–1282.